Yerli Onassis “1000Ali” ve çocuklarının denizcilik vurgunu

Evet, Türkiye’min son başbakanı ve şimdinin TBMM Başkanı Binali Yıldırım, gemicilik sektöründe “Yerli Onassis” olarak biliniyor. Onassis ailesinin tüm fertleri de “derin” denizciliğin nimetlerinden yararlanıyor. İşte ailenin fotoğraf albümü:

Semiha Yıldırım: Emekli öğretmen ve Çekmeköy’de çocuklarının yaptırdığı adını taşıyan bir ilkokul var:

Bülent Yıldırım: 1977 doğumlu. İşadamı; hem gemicilkle hem de otomobil bayiliğiyle (Subaru) iştigal ediyor. Eşi Sema Yıldırım da ticari faaliyette…

Erkam Yıldırım: 1979 doğumlu. İşadamı… Gemicilik sektöründe en kısa sürede maksimum fayda sağlamış isimlerden. Kumar zaafı ve kilo problemi var.

Bahar Büşra Yıldırım Köylübay: 17 yaşında ailenin Derin Denizcilik adıyla kurulan şirketinin ortağı oldu. 2005 yılında veteriner Özhan Köylübay ile evlendi. İşkadınlığını sürdürüyor. Kızılay dahil birçok derneğin yönetim kurulunda…

Yerli Onassis’ler Semiha Yıldırım adına yaptırılan okulun açılışında hep birlikte şöyle görüntülenmişti:

Niye Onassis?

Uluslararası deniz odalarının kayıtlarına göre, Yıldırım Ailesi’nin doğrudan ve dolaylı olan yaklaşık 17 şirketi ve 30 gemisi bulunuyor.

Yıldırım Ailesi’nin denizcilik alanındaki yatırımları, acenta ile başladı. Ulaştırma Bakanlığı’ndan önceki dönemlerde Yıldırım ve çocukları küçük feribotlar kiralayarak yük taşıması gerçekleştiriyorlardı. Bu dönemde aileye ait bir gemi bulunmuyor daha çok kiralık feribotlarla işler yürütülüyordu. Yıldırım’ın bakan olmasının ardından ise şirketlerin başına Erkan Yıldırım geçti. Ve kısa süre içinde Yıldırım Ailesi’nin gemileri hem de şirketleri arttı.

Derin Denizcilik

Yıldırım ailesinin denizcilik sektöründe doğrudan ve ya dolaylı olarak kontrol ettikleri 17 şirket bulunuyor. İlk şirket kuruluşu ise 6 Şubat 2002 tarihinde Derin Denizcilik ile başladı. Şirketin yönetim kurulu başkanlığını ise Erkan Yıldırım yapmıştı. Şirketin yönetiminde Binali Yıldırım’ın kızı Bahar Büşra Yıldırım Köylübay, Binali Yıldırım’ın oğlu Bülent Yıldırım, Bülent’in eşi Seda Yıldırım, Büşra’nın kocası Özkan Köylübay da yer aldı. Erkan Yıldırım, 2003’te İtalya’dan 445 bin euroya HAPPY DOLPHİN Feribotunu satın aldı. Feribot için 1.5 trilyon harcandı. Erkan Yıldırım, Vatan Gazetesine o dönemde verdiği röportajda gemiyi İzmir Çeşme’de sahip olduğu iki acentadan kazandığı paralar ile aldığını söylemişti. Derin Denizcilik’in halen Sis ve Son 1 adlı iki gemisi bulunuyor.

Yıldırım Ailesi’nin denizcilik alanında kontrol ettiği doğrudan veya dolaylı şirketlerinin isimleri ise şöyle: “Derin Denizcilik İstanbul, Sefine Denizcilik Yalova, ZealandShipping Hollanda, Q Shipping Hollanda, Castillo Real Estate Hollanda, Baychart İstanbul, Chart-it Hollanda, Ceren Denizcilik İstanbul, North Bulkers Panama, Brother Navigation Marshal Adaları, Zeytin Denizcilik İstanbul, OGEM Marina, Metro Gemi Acentalığı, Eydo Denizcilik, Çağrı Gıda İnşaat, Su Bilgi Teknolojileri, Sekmen Otomotiv.”

Gemilerin isimleri

Yıldırım Ailesi tarafından halen işletildiği öne sürülen 30 geminin bir kısmının özel olarak inşa ettirildiği ve bu kapsamda bazı gemilerin Kore’de yapıldığı kaydedildi. Halen Yıldırım ailesi tarafından işletilen veya sahibi olunan gemilerin isimleri ise şöyle: “MV ZEALAND ALEXIA (DALO Z), MV ZEALAND ALMERE, MV ZEALAND AMALIA, MV ZEALAND AMSTERDAM, MV ZEALAND ARIANE (SYLYANI Z), MV ZEALAND BEATRIX, MV ZEALAND DELILAH, MV ZEALAND JULIANA, MV ZEALAND MAXIMA, MV ZEALAND ROTTERDAM, MV BREADBOX FALCON, MV CELTIC EXPLORER, MV FRANCISCA, MV LEAH, MV MERIDIAAN, MV NEKTON, MV SAMSKIP AKRAFELL, MV SAMSKIP ENDEAVOUR, MV SAMSKIP INNOVATOR, MY LADY DEE, MY LATITUDE, AK ABBA, AK CEREN, AK BROTHER, AK PHOENİCİA, PACİFİC OCEAN, JOHN F, GOLDEN BAY, SİS, SON 1 “

Onassis Kimdir?

Dünyanın en büyük armatörü Aristotle Onassis 1906 yılında İzmir’de doğdu. Tütün ticaretinden zengin olan ailesi, Kurtuluş Savaşı sonunda Türk kuvvetleri tarafından İzmir’in geri alınmasından sonra Yunanistan’a göç etti. 1931’de deniz taşımacılığının bunalıma düştüğü bir sırada, altı yük gemisi satın aldı. 1936’da, İsveç’te petrol tankerleri yaptırmaya başladı. 1945’te dünyanın en büyük filolarından birini oluşturdu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

5 Comments

  1. 1

    Ticarette başarının sınırı yoktur ve kazanılmış her değer ülkenin bir değeri ve zenginliğidir. Yetenek, zeka ve verimli çalışmak, girişken ve ileri görüşlü olmak, imkanlar yaratmak ve o imkanları iyi değerlendirmek gibi bir çok meziyetlere bağlıdır. Türkiye ne zaman biraz başını kaldırsa, hemen ajanlar faaliyete geçer, oğlundan kızından, yediğinden içtiğinden,varlığından 7 sülasinden bir şeyler bulup bir karalama kampanyası başlatırlar. Merhum Turgut Özal’a da aynı şeyler yapılarak engellenmişti. Türkiye de yapılan büyük dev hizmet ve zenginliğe bakılmaz.Tam tersine yapılan ne kadar ülke yararına yapılan bir iş olursa çengel atmak karalamak için türlü entrikalar üretilir.16 yıl öncesi Türkiye İle sonrasını bir mukayese ederseniz bu hükümetin ve yatıp kalkıp aleyhte seneryolar yazdığınız Recep Tayyip Erdoğan’ın ne kadar büyük hizmetler yaptını görmek ve duymak, okumak isterseniz, içinizdeki küresel düşmanların pompaladığı intikamdan soyutlayabilirseniz anlarsınız. Ama muhalefet hep düşmanlarımızla birlikte Türkiye’nin altını oymakla meşkûl. Atatürk’ün yaratmak istediği dindar ulus nereye gitti? O kafası sarıklı ağzından bağnazlık dökülen gerici insanları kimler yetiştirdi? İslamiyeti yok etmek isteyen karşıt görüşlü düşmanlarımızla dinimiz bu iğrenç noktalara taşınarak, kendi dinine düşman bir böyle yetişmedi mi? Atatürk dini olmayan bir devlet çökmeye ve parçalanmaya mahkumdur derken,işte bu tehlikeyi işaret ediyordu. Ama korkulan oldu. Ardından Milli Eğitimimize büyük bir darbe vuruldu: kurulan 21 tane köy enstitüleri, öğretmen okulları, Eğitim Enstitüleri, meslek okulları kapatılıp o güzelim aydınlanma projesi yerine ezbere dayalı, hayatta hiç kullanılmayacak, unutulmaya mahkum bileğilerle kafası doldurulmuş, çalışma ve hizmet hakkaniyet, millet ve ülke sevgisinden yoksun, kafası çalışan, kolay ve çok para kazanma meraklısı kaliteli hırsızlar, virüsler yetiştirildi. Zaten bu iki darbe bir ülkenin çökmesi için yeter de artar bile. Diğer engellemeler de cabası.Bütün bunlar 16 yı öncesinin lider ve hükümetlerinin af edilmeyecek basiretsizlik ve hiyanetidir. Onlar ve taraftarlarının Atatürk’ adını ağzına almaya hakları olamaz. Daha saymakla bitmeyecek nice hiyanetler. Bu millet ve tarih bunları asla af etmeyecektir.Aydın olmak dine ve bu yönetime karşı olmak gibi bir noktaya taşınarak sürekli senaryolar karalama propagandası yapılarak düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürülüyor. Değil aydın olmak herbiri bir vatan hayini gibi çalışıyor çok yazık.

    l

    • 2

      Sayın Atalay’in yazısı gerçekçi olmakla birlikte, kısa zaman dilimi içinde Devlet’in büyük desteği olmadan bu varlık elde edilemez. Devlet, elbette müteşebbislere destek olmalı; ama bu adil biçimde yapılmalı.

  2. 3

    Erzincan deniz kıyısında olduğundan fıtren denizciler maşallah. Binali bey İstanbul belediyesine girmeden neleri varmış acaba? Bal tutma ms.

    • 4

      Aydemir Atalay isimli şahsın yorumuna gülmemek için kendimi zor tutdum.Türkiyede 202 den sonra yapılan yatırımdan bahsediyor, milli eğitimin çöktüğünden bahsediyor vs.cevap veriyorum.devletin parası ile kendisini zenginleştirenler eleştirilir kardeşim. Bunlar ne yaptı? yapılmış yolları çift yola çevirmekten başka ne yaptı? hiçbirşey. 202 yılına kadar ne varsa sattılar, oturup yediler.Bir Atatürk barajı yaptılarda bizimi bilmiyoruz acaba.Milli eğitim ne zaman ve kimin döneminde çökü bunu herkes biliyor.Atatürk cü eğitimi kaldırılıp yerine gerici eğitim uygulamya başlarsan milli eğitim çöker. Devleti yönetenler, kendilerini zengileştirdiklerinin yarısı kadar da keşke Devleti zenginleştirselerdi o zaman bu eleştiriler olmazdı. Kemal Demircioğlu

  3. 5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir