Yalanda stratejik ortaklık: “Söyle, tekrarlattır, inandır”

ABD başkanı Donald Trump ile başlayalım…

Attığı yalanların haddi hesabı yok.

Öyle ki bu yalanlar bir araştırmaya bile konu oldu.

Independent Gazetesi, “Trump’ın fanatikleri attığı yalanlara neden inanıyor? Bu sorunun yanıtı insan beyninde” (Why do Trump’s biggest fans still believe him when he lies? The answer is in the human brain) başlıklı yazısıyla durumu irdeledi.

Gazete bir araştırmadan yola çıkarak, Trump’ın yalanlarına nasıl inanıldığını şöyle ortaya koydu:

  1. Yalanı sürekli tekrarla, hedef kitlenin zaten sınırlı olan düşünme yetisinde dengesizlik yarat.
  2. Aynı yalanı, yakın çevredeki insanlara da tekrarlattır. İnsanlar, yalanın tek kişi değil birçok kaynaktan tekrarı halinde daha çabuk ikna oluyorlar.
  3. Yalan mesajlar aracılığıyla korku ve nefret duyguları yarat (Düşman ilan ederek), zaten var olan ön yargıları daha da güçlendir.

Artık kitle (ki bazı muhalifler bile) atılan yalana inanmaya hazır hale gelmiştir,

Cahilliğin hamalları artık yalancılığın reisinin emrindedir.

Gelelim Recep Tayyip Erdoğan’a (“Taksim’de namaza terbiyesizlik ettiler” sözünü ve dahi diğer yalanlarını (Kabataş vs) ve bunları yakın çevresi ve yandaşlarının tekrarlarını göz önüne alarak)…

Trump için söylenenlerle onunkiler arasında bir fark var mı?

Tabii ki yok.

Alın birini vurun ötekine.

Bir cevap yazın

Epostanız kesinlikle paylaşılmayacak ve yayımlanmayacaktır.

*

EDİTÖR'DEN

Sayfa Başı