Öldükten sonra katillerini yakalattı

Her insan rüya görür, kimi zaman hatırlarız hatta çok etkilendiğimiz rüyalar olur, ertesi gün uyandığımızda hemen anlatmak isteriz. Uzmanlara göre çok çeşitli rüyalar bulunmakta, bunlardan bir tanesi de haberci rüyalar. Burada sizinle paylaştığımız olay da haberi rüyalara bir örnek teşkil ediyor. Gerçekten tüyler ürpertici…

Erzurum’un tanınmış bir ailesinin başından geçen inanılmaz olay 38 yıl öncesine dayanıyordu.  Aile 3 erkek çocuk sahibiydi. Baba bütün servetini genç yaşından itibaren namusuyla çalışarak kazanmıştı ve bütün amacı çocukların iyi bir gelecek hazırlamaktı. Ortanca oğlu dışında diğer iki oğlu babasına hep yardımcı olmuş, okudukları şehirlerden üniversitelerini bitirip mezun olduktan sonra Erzurum’a dönerek babalarının işlerinin başına geçmişlerdi. Ortanca oğul ise üniversiteyi yarıda bırakarak İstanbul’a yerleşmiş ve ailesiyle ilişkisini kesmişti. Ailenin bütün çabasına rağmen görüşmeyi bile reddetmişti.

Aradan sıkıntılı ve özlem dolu bir yıl geçti.

10 Ocak 1973 tarihinde baba, sabaha karşı garip bir rüya görerek uyandı. Rüyasında İstanbul’daki oğlu babasından af diliyor ve veda ediyordu. Rüyadan çok etkilenen baba o gün işine gitmeyip görmüş olduğu rüyanın iç sıkıntısıyla evde telefon beklemeye başladı.

Akşama doğru beklediği telefon geldi… Duydukları karşısında acıyla olduğu yere çöküp kaldı. İstanbul Emniyeti’nden arayan bir yetkili oğlunun öldürülmüş olduğunu, cesedin ise Belgrad Ormanı’nda devriye gezen ekip tarafından sabaha karşı bulunduğunu bildiriyordu.

Cenazeyi Erzurum’da defneden aile, acı içinde tekrar İstanbul’a gelerek oğullarının öldürülüşü ile ilgili araştırmalar yapmış ancak ne yazık ki hiçbir ipucu bulamadan tekrar Erzurum’a dönmüşlerdi. Bir süre sonra babanın üzüntüden sağlığı da bozulmuş, önemli bir kalp ameliyatı geçirmek üzere aylar sonra tekrar İstanbul’a gelmişti. 6 Ağustos 1973 gecesi, ertesi sabah olacağı ameliyatı ve 8 ay önce öldürülen oğlunu düşünerek hastane odasında uykuya daldı.

Rüyasında büyük ve çok güzel bir bahçede rahmetli oğluyla birlikte olduğunu gördü. Oğlu şöyle diyordu:

“Babacığım üzülme artık her şey yoluna giriyor. Ameliyatın inan çok iyi geçecek ve uzun yıllar yaşayacaksın. Benim ölümüme gelince.. Her şey kitaplarımın arasındaki Anayasa Kitabı’nın içinde bulunan bir kağıtta yazılı, o kağıdı Emniyet’e verin…”

Heyecanla uyanan baba hemen otele telefon açıp eşliyle iki oğlunu hastaneye çağırdı. Hastaneye telaşla gelen ailesine rüyasını anlattıktan sonra şunları söyledi:

-“Bu neticede bir rüya… Belki bana yapılan sakinleştirici iğnelerin tesiriyle böyle bir rüya gördüm. Belki de gerçeği bilmemizi isteyen oğlumuzun bir yerlerden bize yardımıdır. Bilemiyorum ama her ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın birkaç saat sonra ameliyata giriyorum, sağ çıkmayabilirim. Oğlumuzun Anayasa Kitabı’nı bulun, eğer öyle bir kağıda rastlarsanız aylarca süren ve hepimizin beynini kemiren sorunun cevabını da bulmuş oluruz.”

Dört saat sonra baba ameliyata girdi, büyük oğlu ise Erzurum’a gitmek üzere havaalanına doğru yola çıktı. Baba 11 saat süren başarılı bir ameliyattan çıkmış, bu süre içinde de oğlu Anayasa Kitabı’nın içindeki tarif edilen kağıdı bulmuştu. Kağıtta rahmetli kardeşinin el yazısı ile yazılan, aralarında kendisinin de bulunduğu İran ile bağlantılı olan uyuşturucu şebekesinin listesi vardı. Altına ise şöyle bir not düşmüştü:

-“Ayrılmak için çok mücadele verdim. Her seferinde ölümle tehdit edildim. Bana bir şey olursa bu listeyi polise verin!”

Acılı aile, İstanbul Narkotik Şubesi’ne bu listeyi vererek hem oğullarının son dileğini yerine getirdiler hem de şebekeyi suçüstü yakalattılar.

Baba da, tıpkı oğlunun rüyasında söylediği gibi, geçirmiş olduğu ameliyattan sonra gerçekten uzun yıllar oğlunun katillerini yakalatmanın huzuruyla yaşamıştı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir